Kısa cevap: tek bir ürün geliştirecekseniz ve o ürün şirketinizin ana işi değilse dış kaynak (outsourcing) neredeyse her zaman daha ucuz ve daha hızlıdır. Yazılım şirketinizin ana ürünüyse ve yıllarca sürecek bir yol haritanız varsa kendi ekibiniz uzun vadede kazanır. Kırılma noktası genellikle şudur: geliştirme ihtiyacınız 18 aydan uzun sürüyor ve tam zamanlı en az üç kişiyi sürekli meşgul ediyorsa kendi ekibinizi kurmaya başlayın.
İki modelin gerçek maliyeti nasıl hesaplanır?
Karşılaştırmaların çoğu yanlış çıkıyor çünkü saatlik ücretle brüt maaş yan yana konuyor. Kendi ekibinizin maliyeti maaş değildir; maaş toplam maliyetin yaklaşık yarısıdır. Doğru karşılaştırma için iki tarafı da "bir yılda çalışan yazılım başına toplam nakit çıkışı" olarak yazın.
- Kendi ekibinde maaşın üstüne binen kalemler: SGK ve işveren payı, kıdem karşılığı, yıllık zam, işe alım/danışmanlık ücreti, donanım ve lisanslar, ofis payı, eğitim, izin ve hastalık günleri.
- İşe alım süresi bir maliyettir: kıdemli bir geliştiriciyi bulmak Türkiye pazarında ortalama 6-10 hafta, verimli hale gelmesi 4-8 hafta daha sürer. Bu süre boyunca proje ilerlemez ama takvim işler.
- Dış kaynakta görünmeyen kalemler: brief hazırlama ve gereksinim netleştirme süresi, sizin tarafınızdaki karar verici kişinin zamanı, test ve kabul süreci, devir sonrası bakım anlaşması.
- İki modelde de aynı olan kalemler: sunucu/bulut, üçüncü parti servisler (SMS, ödeme, harita), mağaza ücretleri, alan adı ve SSL.
Pratik kural: tam zamanlı bir yazılım geliştiricinin şirkete yıllık toplam maliyeti, brüt maaşının yaklaşık 1,4-1,6 katıdır. Üç kişilik bir ekip kurmadan önce bu çarpanı bütçeye yazın.
Dış kaynak ne zaman doğru karar?
Dış kaynağın asıl avantajı ucuzluk değil, hazır ekip. Bir yazılım firması size analist, tasarımcı, backend, frontend, mobil ve test rollerini ilk günden verir; siz aynı kadroyu kurmaya kalksanız aylar harcarsınız. Aşağıdaki durumlarda dış kaynak neredeyse tartışmasız kazanır.
- Belirli bir başlangıç ve bitişi olan proje: kurumsal web sitesi, bayi paneli, entegrasyon işi, mobil uygulamanın ilk sürümü.
- Fikri doğrulamak istiyorsunuz: yatırım yapmadan önce çalışan bir sürüm görmek istiyorsanız, ekip kurmak yerine bir MVP çıkarın.
- İhtiyaç dönemsel: yılda birkaç kez büyük geliştirme, arada küçük bakım. Sürekli maaş ödeyeceğiniz bir ekibi boş bekletmek en pahalı seçenektir.
- Bilmediğiniz bir teknoloji gerekiyor: tek seferlik bir ödeme entegrasyonu ya da yapay zeka özelliği için o alanda uzman birini işe almak mantıklı değil.
Doğru firmayı seçmek bu kararın en kritik yarısı; nelere bakılacağını yazılım firması nasıl seçilir yazımızda madde madde anlattık. Fiyat aralıklarını görmek için özel yazılım maliyeti yazısına da bakın.
Kendi ekibiniz ne zaman daha mantıklı?
Yazılım şirketinizin sattığı şeyse, yani bir SaaS ürünü ya da gelir üreten bir platform işletiyorsanız, ürün bilgisi zamanla en değerli varlığınız olur. O bilginin şirket içinde kalması gerekir. Kendi ekibinizin lehine olan tablo şudur: iş sürekli, öncelikler haftalık değişiyor, kullanıcıdan gelen geri bildirim aynı gün koda dönüşmeli ve alan bilgisi (domain) öğrenmesi aylar sürüyor.
- Sürekli geliştirme: her hafta yeni özellik ve düzeltme çıkıyorsa, dış kaynakta her talebin teklif-onay döngüsü işi yavaşlatır.
- Karmaşık alan bilgisi: sigortacılık, sağlık, lojistik gibi kuralları ağır sektörlerde ekip her yeni projede sıfırdan öğrenmemelidir.
- Veri ve güvenlik hassasiyeti: canlı müşteri verisine sürekli erişim gerekiyorsa süreç içeride daha kolay yönetilir.
- Uzun yol haritası: 2-3 yıllık bir ürün planı varsa, işe alım ve öğrenme maliyeti bu süreye yayıldığında kendi ekibiniz ucuzlar.
Hibrit model: çoğu şirket için doğru cevap
Pratikte en iyi sonuç veren kurgu ikisinin ortası oluyor. Ürünün sahibi ve mimarisi içeride, üretim kapasitesi dışarıda. Şirket içinde bir ürün sorumlusu ve bir teknik lider tutarsınız; geliştirme kapasitesini dış ekipten alırsınız. Böylece hem karar hızınızı hem kurum hafızanızı kaybetmezsiniz, hem de ekip büyütmenin sabit maliyetine girmezsiniz.
- İçeride kalması gerekenler: ürün kararları, öncelik sırası, müşteri ilişkisi, mimari onayı, üretim ortamının anahtarları.
- Dışarıya verilebilecekler: özellik geliştirme, arayüz tasarımı, test, entegrasyon, bakım ve nöbet desteği.
- Devir şartı: kaynak kod deposu ilk günden sizin hesabınızda olsun, dış ekip oraya katkı versin. Kod sizin sunucunuzda değilse "dışarıdan geliştirme" değil, kiralanmış ürün alıyorsunuzdur.
Hangi modeli seçerseniz seçin sözleşmede üç şey net olmalı: fikri mülkiyetin size geçtiği madde, kaynak kodun teslim şekli ve proje bittikten sonraki bakım koşulları.
Dış kaynakta en sık yapılan üç hata
- Brief yerine fikir vermek: "bize bir panel lazım" cümlesiyle alınan teklif de tahmindir. Kapsamı yazılı hale getirin; nasıl yapılacağını yazılım proje brief hazırlama yazısında anlattık.
- Tek fiyata bakmak: en düşük teklif çoğu zaman kapsamı en dar okuyan tekliftir. Teklifleri aynı kapsam listesi üzerinden karşılaştırın.
- Sözleşmesiz başlamak: kabul kriterleri, gecikme, ödeme takvimi ve kaynak kod maddeleri olmadan başlayan projelerin sonu tartışmayla bitiyor. Detaylar için yazılım geliştirme sözleşmesi yazısına bakın.
Sonuç
Karar teknoloji değil süreklilik sorusudur: geliştirme ihtiyacınız bir proje mi, yoksa bitmeyen bir iş mi? Proje ise dış kaynak, bitmeyen iş ise kendi ekibiniz, ikisi arası ise hibrit model doğru cevaptır. Nerede durduğunuzdan emin değilseniz kapsamı birlikte çıkaralım: özel yazılım hizmetimizi inceleyebilir ya da doğrudan teklif alabilirsiniz — ilk görüşmede size ekip kurmanın mı, dışarıdan almanın mı daha ucuz olduğunu rakamla söyleriz.