Freelancer mı yazılım firması mı sorusunun kısa cevabı: kısa süreli, tek disiplinli ve iyi tarif edilmiş bir iş için freelancer; üç ayı aşan, birden fazla uzmanlık isteyen ve yayına çıktıktan sonra bakım gerektiren bir proje için yazılım firması. Asıl soru kimin daha ucuz olduğu değil, iş bittiğinde ve bir şey bozulduğunda kimin hâlâ orada olacağıdır. Bu yazıda iki seçeneği adil biçimde karşılaştırıyor, beş soruluk bir karar testi veriyor ve hangisini seçerseniz seçin sizi koruyacak maddeleri sıralıyoruz. Özel yazılım projelerinde müşterilerimize sorduğumuz sorular da bunlar.
Freelancer ile yazılım firması arasındaki gerçek fark nedir?
Fiyat listesine bakınca fark basit görünür: freelancer tek kişidir, ofis ve ekip gideri yoktur, saat ücreti düşüktür. Firma ise proje yöneticisi, tasarımcı, test uzmanı ve altyapı taşır; bu da teklife yansır. Ama satın aldığınız şey saat değil, sürekliliktir. Freelancer tek kişi olduğu için tatile çıktığında, hastalandığında ya da daha iyi ödeyen bir müşteri bulduğunda projeniz durur. Yazılımda buna “otobüs faktörü” denir: projeyi bilen tek kişi bir sabah ulaşılamaz olursa ne olur? Firmada ise kod birden fazla kişinin elinden geçer, biri ayrılsa bile iş devam eder; bunun karşılığı da ek genel giderdir.
Bu durum freelancer’ı kötü seçenek yapmaz. Doğru işte freelancer daha hızlı, daha esnek ve daha ekonomiktir, çünkü aradaki katmanlar yoktur: doğrudan işi yapan kişiyle konuşursunuz. Yanlış işte ise en ucuz teklif en pahalı projeye dönüşür.
Freelancer ne zaman doğru tercihtir?
Freelancer şu işlerde çoğu zaman en doğru cevaptır:
- Tek sayfalık tanıtım sitesi ya da kampanya için landing page: kapsam belli, bitince biter.
- Logo, arayüz tasarımı ya da sunum şablonu gibi tek disiplinli tasarım işleri.
- Mevcut sitede belli bir hatanın düzeltilmesi, bir eklentinin kurulması, bir formun bağlanması.
- Veri taşıma, rapor üretme ya da bir servisi başka bir servise bağlayan tek seferlik script.
- Bakım anlaşması olan bir sistemde, firmanın kapsamı dışında kalan küçük ve bağımsız bir iş.
Ortak nokta şu: iş kısa, tek kişinin uzmanlığıyla bitiyor ve ne istendiği yazıyla tarif edilebiliyor. Böyle bir işte firma tutmak, bir vida sıkmak için ekip çağırmaya benzer. Freelancer seçerken portföyüne, referans projelerin hâlâ yayında olup olmadığına ve işi bitirdikten sonra ulaşılabilir kalıp kalmadığına bakın.
Yazılım firması ne zaman gerekir?
Proje aylara yayılıyorsa, mobil uygulama ile backend ve yönetim panelini aynı anda istiyorsanız, yayına çıktıktan sonra çökme, güvenlik yaması ve sunucu takibi gibi işler sürecekse tek kişi bunları aynı kalitede taşıyamaz. Firma bu noktada üç şey verir: birden fazla disiplini aynı çatı altında koordine eden bir proje yönetimi, bir kişi ayrıldığında devam eden bilgi, ve sözleşmeyle bağlanabilen bakım taahhüdü. Hangi firmaya bakacağınızı seçerken doğru yazılım firması nasıl seçilir yazısındaki on kriter yol gösterir; dış ekip ile kendi ekibinizi kurmak arasındaki karar içinse yazılım outsourcing mü kendi ekip mi yazısı ayrı bir karşılaştırma sunar.
Beş soruluk karar testi
Karar vermekte zorlanıyorsanız şu beş soruyu evet ya da hayır diye cevaplayın:
- Proje üç aydan uzun sürecek mi?
- Birden fazla disiplin gerekiyor mu (örneğin mobil + backend + tasarım)?
- Yayına çıktıktan sonra bakım, güncelleme ya da SLA gerekecek mi?
- Bütçe bir şirket tarafından planlanıp onaylandı mı, yani harcama bir kurumun karar süreçlerinden geçiyor mu?
- Sözleşme, faturalama, KVKK ve veri sorumluluğu için karşınızda kurumsal bir muhatap olması gerekiyor mu?
Üç ya da daha fazla “evet” cevabı yazılım firmasına işaret eder. Bir ya da iki “evet” varsa freelancer çoğu zaman yeterlidir; sıfır “evet” varsa firma tutmak büyük ihtimalle gereksiz masraftır.
Dördüncü ve beşinci sorular çoğu rehberde atlanır ama pratikte en çok sorun çıkaran yerdir. Şirket bütçesiyle yapılan işte muhasebe fatura ister, hukuk sözleşme ister, KVKK kapsamındaki kişisel veriler için veri işleyen sözleşmesi gerekir. Bireysel bir freelancer bunların bir kısmını sağlayabilir, ama tüzel kişilik sorumluluğu başka bir şeydir. Sözleşmede neler olmalı sorusunu yazılım geliştirme sözleşmesi yazısında madde madde ele aldık.
Hibrit model: ikisini birlikte kullanmak
Seçim ikili olmak zorunda değil. En sık gördüğümüz iki hibrit düzen şunlar: Birincisi, ana sistemi firma kurar ve yayına alır; sonra küçük değişiklikleri, içerik güncellemelerini ve ufak eklemeleri güvendiğiniz bir freelancer yapar. Bu, bakım maliyetini düşürürken mimariyi bilen bir ekibi arkada tutar. İkincisi, işi baştan freelancer’a verirsiniz ama yazılı bir yedek plan kurarsınız: kod sizin deposunuzda durur, belgelenir ve freelancer ulaşılamaz olursa devralacak bir firma ya da ikinci kişi önceden belirlenir. Bu plan yazılı değilse yok demektir.
Hangisini seçerseniz seçin kendinizi nasıl korursunuz?
Freelancer ya da firma, mağduriyetlerin neredeyse tamamı aynı birkaç eksikten çıkar. Başlamadan önce şunları yazıya dökün:
- Kaynak kod ve tüm hesaplar sizin adınıza: alan adı, hosting, bulut hesabı, Apple ve Google geliştirici hesapları, ödeme altyapısı. Geliştirici bunlara yetkili kullanıcı olarak erişir, sahip olarak değil.
- Yazılı kapsam: ne yapılacak, ne yapılmayacak. Kapsam dışı isteklerin nasıl fiyatlanacağı da burada yazsın. İyi bir kapsam için yazılım projesi brief’i hazırlamak en kısa yoldur.
- Teslimata bağlı kademeli ödeme: başlangıç avansı, ara teslimler ve kabul sonrası son ödeme. Takvime değil, teslim edilen işe bağlı olsun.
- Bitmiş tanımı: hangi cihazlarda, hangi senaryolarda, hangi kabul kriterleriyle “tamam” denecek.
- Devir belgesi: kurulum adımları, ortam değişkenleri, üçüncü taraf servisler, bilinen sınırlar. Bir sonraki geliştiricinin sıfırdan başlamaması için.
Maliyet farkı nereden gelir?
İki teklif arasındaki farkı rakamla değil kalemle okuyun. Firma teklifinde çoğunlukla şunlar vardır ve freelancer teklifinde çoğunlukla yoktur: proje yönetimi ve düzenli raporlama, bağımsız test, kod incelemesi, yedekli geliştirici, yayın sonrası destek penceresi, belgeleme ve sözleşmesel sorumluluk. Bu kalemlerin bir kısmına ihtiyacınız yoksa freelancer gerçekten daha ucuzdur. İhtiyacınız varsa ve teklifte yoksa, o kalemler sonradan ayrı bir fatura olarak geri gelir. Kalemlerin nasıl oluştuğunu özel yazılım maliyeti ve yayın sonrası giderler için web sitesi bakım ücreti yazılarında ayrıntılı anlattık.
En ucuz teklif, hiçbir şeyin ters gitmeyeceğini varsayan tekliftir. Teklifleri karşılaştırırken “bir şey ters giderse ne olur” sorusunun cevabı hangi teklifte yazıyorsa ona bakın.
Sonuç
Freelancer mı yazılım firması mı sorusunun tek doğru cevabı yok; işin süresine, disiplin sayısına, bakım ihtiyacına ve kurumsal muhatap gereksinimine göre değişir. Kısa ve net işte freelancer’ı rahatça seçin, uzun ve çok parçalı işte firmayla çalışın, ikisinin arasındaysa hibrit kurun. Ne seçerseniz seçin kodu, hesapları ve kapsamı kendi adınıza yazdırın. Projenizin hangi tarafa düştüğünü birlikte değerlendirmek isterseniz ekibimizi tanıyın ya da teklif alın; kapsam freelancer’lık bir işse bunu da açıkça söyleriz.